15 Temmuz 2011 Cuma | By: İSMET ÜNLÜ

TOPLUMSAL AYRIŞTIRICILAR

Onları ben “toplumsal ayrıştırıcı” diye tanımlıyorum. Evet, ayrıştırıyorlar ve topluma fayda sağlıyorlar. Nihai amaçları kendi ekmek paralarını kazanmak olsa da onlar insanlığa hizmet etmektedir. Birlik içerisinde ahenk içerisinde, saatleri geldiği vakit çalışma yerlerinde hemen görev alıyorlar, gecikmek, beklemek yok. Arı gibiler adeta. Sokak sokak, cadde cadde geziyorlar bıkmadan usanmadan… Evet, kim bunlar derseniz? Sokaklarımızda gezen Çöp Toplayıcılar.
Bu ayrıştırıcılar sokaklardaki çöp yığınlarından kâğıt ve naylon atıklarını toplayıp satıyorlar. Bununla hem para kazanıp hem de çevreye katkı sağlıyorlar. Yaptığım araştırmalara göre TÜDAM (Dönüşebilen AmbalajMalzemeleri Toplayıcı ve Ayırıcıları Derneği) ’ın verilerinde kâğıt geri dönüşümünün %17 si bu çöp toplayıcılar tarafından yapılmaktadır. Bu veriler çevreye sağladıkları katkının göstergesidir. Bu insanlar işlerine o kadar sahip çıkıyorlar ki, o sırtlarında taşıdıkları kendilerinden büyük, çeke çeke götürdükleri arabalarına zarar gelmesin ya da çalınmasın diye bir direğe zincirlediklerine şahit oldum. Sonuçta bu onun ekmek teknesi. İlk önce bir yerde iş arkadaşlarıyla toplanıyorlar.Çoluk çocuk, kadın erkek hepsi orada. Eline çuvalını alan, sırtına arabasını alan başlıyor sokak sokak dolaşmaya kendilerine bir kâğıt, bir naylon bulabilmek için. Hele o okuldan çıkıp gelen çocuklar… Ailelerine yardım ediyorlar.  Belki de zorla çalıştırılıyorlar kim bilir? Bu insanların hayat standartlarını hepimiz görüyoruz ve biliyoruz. İnsani şartlarda çalışmıyorlar. Hiçbir sosyal güvenceleri olmadan hem çevreyi temizliyorlar hem de ekmeklerini kazanmaya çalışıyorlar. Devlet bu insanlara sahip çıkmalıdır. En azından sosyal güvenceleri verilebilir ve şartları şimdikinden daha da iyileştirilebilir.

Güzel günden

Bugün sabah iki telefonumun da bağırmasıyla gözlerimi açtım.Uzun süredir gitmediğim Dünya Edebiyatı dersine gitmeye dün geceden karar verdim. Trt spikeri gibi konuşan hocanın sesi beni uyutmaya başladı ama direndim!! uyumadım :) dersi dinledim . Diğer derse de girdikten sonra staja gitmek için metroya doğru yöneldim.Osmanbey-Atatürk oto sanayi durağı arası 20dk sürüyor,her ne kadar metro kalabalığının kokusu artık baysa da, süphesiz metro kadar hızlı ulaşım aracı yok bunun  için katlanıyorum.Stajımda bittikten sonra arkadaşım ERDİ ile buluştuk.TAKSİM’e geçtik ,gezdik ,tozduk yemek yedik bu çakal kardeşimin elinde paket var ama anlamadım sormadım da hiç .Bir kaç mağazaya uğradıktan sonra  Barcelona Cafe ye girdik .Meğer benim doğum günümü kutlamak içinmiş hepsi :) çok şaşırdım hiç beklemezdim ERDİ kardeşime birkez daha teşekkür ediyorum 

 VE GÜN SONUNDAN BU KARE KALDI :)

15 Temmuz 2011 Cuma

TOPLUMSAL AYRIŞTIRICILAR

Onları ben “toplumsal ayrıştırıcı” diye tanımlıyorum. Evet, ayrıştırıyorlar ve topluma fayda sağlıyorlar. Nihai amaçları kendi ekmek paralarını kazanmak olsa da onlar insanlığa hizmet etmektedir. Birlik içerisinde ahenk içerisinde, saatleri geldiği vakit çalışma yerlerinde hemen görev alıyorlar, gecikmek, beklemek yok. Arı gibiler adeta. Sokak sokak, cadde cadde geziyorlar bıkmadan usanmadan… Evet, kim bunlar derseniz? Sokaklarımızda gezen Çöp Toplayıcılar.
Bu ayrıştırıcılar sokaklardaki çöp yığınlarından kâğıt ve naylon atıklarını toplayıp satıyorlar. Bununla hem para kazanıp hem de çevreye katkı sağlıyorlar. Yaptığım araştırmalara göre TÜDAM (Dönüşebilen AmbalajMalzemeleri Toplayıcı ve Ayırıcıları Derneği) ’ın verilerinde kâğıt geri dönüşümünün %17 si bu çöp toplayıcılar tarafından yapılmaktadır. Bu veriler çevreye sağladıkları katkının göstergesidir. Bu insanlar işlerine o kadar sahip çıkıyorlar ki, o sırtlarında taşıdıkları kendilerinden büyük, çeke çeke götürdükleri arabalarına zarar gelmesin ya da çalınmasın diye bir direğe zincirlediklerine şahit oldum. Sonuçta bu onun ekmek teknesi. İlk önce bir yerde iş arkadaşlarıyla toplanıyorlar.Çoluk çocuk, kadın erkek hepsi orada. Eline çuvalını alan, sırtına arabasını alan başlıyor sokak sokak dolaşmaya kendilerine bir kâğıt, bir naylon bulabilmek için. Hele o okuldan çıkıp gelen çocuklar… Ailelerine yardım ediyorlar.  Belki de zorla çalıştırılıyorlar kim bilir? Bu insanların hayat standartlarını hepimiz görüyoruz ve biliyoruz. İnsani şartlarda çalışmıyorlar. Hiçbir sosyal güvenceleri olmadan hem çevreyi temizliyorlar hem de ekmeklerini kazanmaya çalışıyorlar. Devlet bu insanlara sahip çıkmalıdır. En azından sosyal güvenceleri verilebilir ve şartları şimdikinden daha da iyileştirilebilir.

Güzel günden

Bugün sabah iki telefonumun da bağırmasıyla gözlerimi açtım.Uzun süredir gitmediğim Dünya Edebiyatı dersine gitmeye dün geceden karar verdim. Trt spikeri gibi konuşan hocanın sesi beni uyutmaya başladı ama direndim!! uyumadım :) dersi dinledim . Diğer derse de girdikten sonra staja gitmek için metroya doğru yöneldim.Osmanbey-Atatürk oto sanayi durağı arası 20dk sürüyor,her ne kadar metro kalabalığının kokusu artık baysa da, süphesiz metro kadar hızlı ulaşım aracı yok bunun  için katlanıyorum.Stajımda bittikten sonra arkadaşım ERDİ ile buluştuk.TAKSİM’e geçtik ,gezdik ,tozduk yemek yedik bu çakal kardeşimin elinde paket var ama anlamadım sormadım da hiç .Bir kaç mağazaya uğradıktan sonra  Barcelona Cafe ye girdik .Meğer benim doğum günümü kutlamak içinmiş hepsi :) çok şaşırdım hiç beklemezdim ERDİ kardeşime birkez daha teşekkür ediyorum 

 VE GÜN SONUNDAN BU KARE KALDI :)